Top
+90 (212) 465 79 50
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuru

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Bireysel Başvuru

23 Haziran 2022

1. GİRİŞ

İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi yani bilinen adı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile temel hak ve özgürlükler tanımlanmış, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin aksine işbu haklar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve eki protokoller ile güvence altına alınmıştır. Güvencelerden biri de makalenin konusunu oluşturan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvurudur. Bireysel başvurunun ilk ve en önemli şartı başvurucu tarafın hakkının ihlal edildiği ülkenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olmasıdır. Ülkemiz sözleşmeyi 1952 yılında imzalamış olup, sözleşme ülkemizde 1954 yılında yürürlüğe girmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı ise ülkemizde 1987 yılında tanınmış, mahkemenin yargı yetkisi 1989 yılında kabul edilmiştir. (1)

 

2. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NE BİREYSEL BAŞVURU ŞARTLARI

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 34’üncü Maddesi’nde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru hususu düzenlenmiştir. Buna göre;

‘’ Bu Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir. Yüksek Sözleşmeci Taraflar bu hakkın etkin bir şekilde kullanılmasını hiçbir surette engel olmamayı taahhüt ederler.’’

Bu doğrultuda sözleşmenin ilk 14 maddesi ile güvence altına alınan haklarından biri ihlal edilen ve mağdur olan her bir birey Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilmektedir. Mağduriyet doğrudan doğruya bireyin hak ihlaline uğramış olmasını ifade eder ancak bazı özel ve istisnai durumlarda potansiyel mağduriyet var ve kanıtlanabiliyor ise doğrudan doğruya mağdur olmuş olma koşulu aranmamaktadır. Başvurunun 2 ön koşulu ise şu şekildedir:

-AİHM’ nin kişi, konu, yer, zaman bakımından yargı yetkisine sahip olması

-Sözleşmenin 35’inci maddesinde düzenlenen kabul edilebilirlik koşullarının sağlanmış olması

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Yargı Yetkisi

Kişi yönünden yetki mahkemeye kimlerin başvurabileceği ve kimlerin aleyhine Mahkemeye başvurulabileceğini (taraf devlet olma zorunluluğu),

Konu bakımından yetki Sözleşme ve ek protokoller ile güvence altına alınan haklardan birinin ihlal edilmiş olmasını (sözleşmede düzenlenen haklar ile sınırlı olma zorunluluğu)

Yer yönünden yetki sözleşmeye taraf olan devletin yargı yetkisi içerisinde ihlalin gerçekleşmiş olması gerektiğini,

Zaman yönünden yetki ise ihlalin Sözleşmeye taraf olunduktan ve Sözleşme yürürlüğe girdikten sonra gerçekleşmiş olması gerektiğini ifade etmektedir. (2)

Kabul Edilebilirlik Koşulları

Başvurunun kabul edilebilir olması için yani mahkemenin önüne gelen bir başvuruyu esas bakımdan incelemeye başlayabilmesi için;

- Başvurunun süresinde yapılmış olması,

- Mahkemece daha önce incelenmemiş bir başvuru olması gerekmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru süresi, iç hukuk yollarının tüketilmesinden veya ihlalin gerçekleşmesinden itibaren 6 aydır. (3) Ancak bu süre 01.02.2022 tarihli değişiklik ile 4 aya indirilmiştir. İstisnası; sürekli hak ihlalinin yasadan kaynaklanıyor olmasıdır. Bu durumda yasa yürürlükte olduğu sürece başvuru yapılabilmektedir.

İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi Koşulu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvurunun tüm ön koşulları sağlandıktan sonra iç hukuk yollarının tüketilmiş olması koşulu aranmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokoller ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlükleri korumada birincil sorumluluk taraf devletlerine aittir. Bu sebepledir ki öncelikle başvurucunun bulunduğu ülkenin yasal makamlarına gerekli başvuruları yapmış ve tüketmiş olması gereklidir. Ülkemizde tüketilmesi gereken son iç hukuk yolu Anayasa Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru yoludur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AYM’ ye bireysel başvuruyu birçok kararında tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak ele almıştır. (Örn, Hasan Uzun vs Türkiye 2013) (4)

İç hukuk yollarının tüketilmesi koşulun birtakım istisnaları bulunmaktadır. Bunlar;

  1. Tüketilecek bir iç hukuk yolunun bulunmaması (Örneğin Yerel Mahkemece verilmiş bir karara karşı itiraz mercii bulunmuyor ise)
  2. İç hukuk yollarının etkisiz olması (Akdivar vs Türkiye davası bu istisnanın örneğini teşkil etmektedir) (5)
  3. Yerleşmiş bir yargı içtihadının bulunması,
  4. İdari pratik yani hak ihlali şeklinde celal eden sözleşmeye aykırılığın bir rutine dönmüş olması,
  5. İç hukukta devam eden yasal sürecin sürüncemede kalması,
  6. Başvurucunun iç hukuk yollarını tüketmesinin engellenmiş olması. (6)

Buradan, iç hukuk yollarının tüketilememe sebebinin de yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan haklardan birinin ihlal edilmesinden kaynaklanması gerektiği sonucu çıkmaktadır. Ancak bu gibi durumlarda istisnanın yerinde olup olmadığı yani başvuru şartlarının taşınıp taşınmadığı hususu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından değerlendirilmektedir yani başvurucu bir istisnayı öne sürerek iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunsa da Yüksek Mahkeme bunun tam tersi bir karar verebilmekte ve başvuruyu reddedebilmektedir.

 

3. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NE BİREYSEL BAŞVURUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

İzah edildiği üzere şartları taşıyan bireysel başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından esas hakkında incelemeye alınmaktadır. Artık Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve eki protokoller ile düzenlenen temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediği, ihlal neticesinde başvurucunun mağduriyet yaşayıp yaşamadığı gibi esasa ilişkin değerlendirme yapılmaktadır. Değerlendirme sonucunda Komite, Daire ve Büyük Daire olmak üzere toplam 3 farklı kurul tarafından karar verilebilmektedir.

  • Başvuru yerleşik içtihatlar ile karara bağlanabilecek ise Komite karar vermektedir. Komite’nin verdiği kararlar kesindir.
  • Başvurunun esasına ilişkin her türlü karar Daire tarafından verilebilmektedir. Daire’nin verdiği kararlar kesin değildir. Daire kararlarına karşı 3 ay içerisinde temyiz başvurusu yapılabilmektedir.
  • Daire’nin el çektiği başvurular ise Büyük Daire tarafından incelenmektedir.

 

4. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARININ İCRA EDİLMESİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi incelemesinden geçmiş ve kesinleşmiş yani nihai kararlar icra edilebilir niteliktedir. Bu şekilde bireysel başvuru neticelenmiş olmaktadır. Bireysel başvuru sonucunda elde edilen karar karşısında aleyhine başvuru yapılan ülke mağduriyeti alacağı bireysel tedbirler ile gidermek zorundadır. Bireysel tedbirler ile başvurucu mağduriyetten önceki hale getirilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca ihlalin gerçekleştiği ülke genel tedbirler de uygulayarak ileriye yönelik ihlal ihtimalini ortadan kaldırmak üzere bir takım düzenlemeler getirebilmektedir. Son olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurucunun mağduriyetinin nasıl giderileceğine dair hüküm de belirtebilmektedir. (7)

Tüm bu icra süreci belirli denetimlere tabiidir. Bu denetimler aşağıdaki kurallar ile düzenlenmiştir :

*10.05.2006 tarihli Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ve dostane çözümlerin icra edilmelerinin denetimine ilişkin düzenleyici kurallar

**07.12.2010 tarihli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının icra edilmelerinin denetimine ilişkin değişiklikleri birleştiren ve ‘çift şeritli denetim olarak adlandırılan yeni çalışma yöntemi ile ilgili belge

***30.03.2016 tarihli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının icra edilmelerinin denetimi, Bakanlar Komitesinin insan hakları toplantılarında usul ve çalışma yöntemleri (8)

Bu denetimler sonucunda devletin şayet mağduriyeti gidermediği yani nihai kararı uygulamadığı tespit edilirse bahsi geçen devlet Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkarılmaktadır.

 

5. SONUÇ

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 34’üncü maddesinde düzenlendiği üzere 35’inci maddede yer alan kabul edilebilirlik şartlarını taşıyan, Sözleşme ile koruma altına alınmış temel hak ve özgürlükleri ihlal edilerek mağdur konumunda bulunan her birey, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilmektedir. Bilhassa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2009 yılında hazırladığı rapor doğrultusunda Türkiye aleyhine en çok başvurulan 3’üncü ülke konumundadır.(9)  Bu başvuru birçok şarta bağlansa da temel hak ve özgürlükleri ihlal edildiği için doğrudan zarara uğrayan bireylere günümüzde halen umut olmaktadır.

 

Av. Dicle SEZER

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA   

(1) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Hakkı ve Mevzuat, Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi Yayınları, 2. Baskı, Yıl 2006, Syf 1-8           

(2) Bilir, F,  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Yargılama Yetkisi ve “Ermeni Soykırımını”  İnkarı Suç Sayan Düzenleme, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 14, Sayı 2, Yıl 2006, Syf 310-321

(3) ANAYURT, Ömer: Avrupa İnsan Hakları Hukukunda Kişisel Başvuru Yolu, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2004, Syf 232-245

(4) Çelikyay, HS, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1. Baskı, Yıl 2015, Syf 29-31

(5) Kılınç, Ü, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 17, Sayı 2, Yıl 2020, Syf 601-602 (Karar İçin Ayrıca Bkz : Akdıvar Ve Diğerleri versus Türkiye Davası, STRASBOURGT, Yıl : 01.04.1998, Bkz: https://hudoc.echr.coe.int/tur?i=001-58152)

(6) Doç.Dr.Bülent ALGAN, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Açık Ders Notları, Yıl 2017, Syf 25-28

(7) DOĞAN, İlyas:Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Hukuku, Astana Yayıncılık, Ankara, 2021, Syf 361-376,402

(8) Ozmen, M, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) Bireysel Başvuru, AİHM Kararına Karşı Başvuru Yolları ve AİHM Kararlarının İcrası ile İlgili Pratik Bilgiler, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 36, Sayı 1, Yıl 2018, Syf 229-257

(9) 50 Years of Activity-The European Court of Human Rights Some Facts and Figures, Provisional Edition, April 2010, Pg 4-12

 

Danışma Hattı : +90 (212) 465 79 50